• 16.09.2019 Pazartesi
    • USD Alış : 5.6626, USD Satış : 5.6852
    • EUR Alış : 6.2832, EUR Satış : 6.3084
    • SAR Alış : 1.4993, SAR Satış : 1.5247



  • Hatırlayacağınız gibi İçişleri Bakanlığı görevden alınan belediye başkanlarına ilişkin bir açıklama yayımlamıştı.Açıklamada kayyumların atanmasına ilişkin bilgiler paylaşılmıştı.İçişleri’nden yapılan açıklama:"Son yıllarda teröre karşı yürütülen kararlı mücadele sonucunda büyük bir acziyete düşen terör örgütü ve uzantıları;bazı belediye başkanları aracılığıyla belediyelerin imkânlarını illegal amaçlar için kullanmışlardır.Anayasa ve kanunlarda görev ve sorumlulukları tanımlanan,devletin bütünsel organizasyonunun bir parçası ve temel görevi vatandaşların mahalli ve müşterek nitelikli ihtiyaçlarını karşılamak olan bazı belediyeleri terör faaliyetlerinin desteklenmesi için militan kaynağı,direk yâda dolaylı yoldan mali kaynak ve araç-gerecin temin edildiği lojistik merkezlere dönüştürmeye çalışmışlardır.Hatta bu belediyeleri ülkemizin diğer bölgelerinden ayrı bir yönetim modelinin parçası haline getirmeye çalışarak Anayasamızın 3.maddesinde açıkça tanımlanan,ülkemizin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne kasteden bir araç olarak kullanmışlardır.Terör örgütleri ile iltisak-irtibatı olan,terör örgütlerine destek verdikleri yönünde şikâyet,tanık tespit ve deliller bulunan belediye başkanları Anayasanın 127 nci maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 47 nci maddesine istinaden görevden uzaklaştırılmış,yerlerine 5393/45 inci madde uyarınca belediye başkan vekilleri görevlendirilmiştir."Şeklindeydi.Ve kayyum atamalarını operasyon sonrası dayandırdığı gerekçeyle kamuoyuna duyurmuştu.

    Hukuken mevzuata uygun her şey meşru olmayabilir.Yani mevzuata uygundur,hukuki bir adım atıyorsunuzdur,âmâ hukuken meşru değildir.Ne yazık ki Türkiye de bu mümkün mü?Mümkün.Yani öyle bir mevzuat hazırlanmış ki,görevden alıyorsunuz kayyum atıyorsunuz.”Sadece onu biliyorum.Ama şunu da biliyorum,her ne pahasına olursa olsun devletimiz terör örgütleriyle dolaylı yollardan iş tutan ya da tutma gayreti içine girenlerin farkındadır.Usulsüz İhale,yandaşlara rant sağlama gibi imkanlarla vaatlerde bulunan bazı belediye başkanları,siyaset dışı bazı kesimlerin iştahını kabartma yöntemiyle emellerine hizmet etme gayreti içinde olduğukları bilinmektedir.Bu şartlar karşısında böyle bir durum tereddütsüz yaşanabilir mi?Yaşanabilir. Kapı çalınır ve buyurun denebilir.Bunlar olur mu?Olur.Hiç şaşırmamalıyız.Fakat bu yöntem hukuken meşru bir şey değildir.Çünkü bu memlekette onlarca yıldır yaşadığımız demokrasi,cumhuriyet bize şunu öğretti.Yerel yöneticiler seçimle gelirler ve eğer hastalık,hapis veya ölüm gibi bir nedenle görevlerini bırakmak zorunda kalırlarsa onların meclisinin içinden biri seçilir.Kural budur,demokrasi budur.Yoksa bütün bunlar yok sayılarak,o meclisten birini seçmek yerine Ankara’dan birini gönderilirse,sistem hukuken çöker.Demokrasiyi çökertir.Sonuçta bu devletin meşruiyeti çöker.Ben bunu çok sakıncalı,yanlış buluyorum.Gelelim son günlerde Hatay'da ve farklı illerde bazı belediye başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyum atanacağı söylentilerine.Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki;Devlet geleneğinde bugüne kadar kayyum ve benzeri düzeyde yapılabilecek hamleler devletin çok gizli ve sır gibi saklı tutacağı aksiyonlardır.Yukarıda ifade ettiğim şartların oluştuğuna dair devletin elinde gerekli deliller toplanmışsa devlet kendi zamanlama doğrusuyla dışarıya sızdırmadan sonuca gider.Devletin böylesi önemli hamleleri yoldan geçen birine servis edip,bunu sosyal medya üzerinden duyurmak istediği algısı bana göre tamamen bir hayal ürünüdür.En azından bugüne kadar ki ciddi ve kapsamlı operasyonlarda devlet geleneğinde ve esaslarında böyle bir yöntem hiç kullanılmamıştır.Bu saatten sonra da kullanacağına pek ihtimal vermiyorum.Bu vesileyle konuyu sahiplenmeye ilişkin iyi niyetle açıklama yapan temsilcilerin öncelikle açıklamanın kaynağında açıkça yada dolayı şekilde devlet erkanını zan altında bırakıp bırakmayacağı iyice değerlendirilmelidir. Devlet;Elinde buna ilişkin delillerle bir tasarrufta bulunacaksa,kamuoyunun bilmediği yada bir süre sonra bilmesi gereken bir takım bilgileri kamuoyu ve adli mercilerle paylaşma zorunluluğu vardır.