İSTANBUL (AA) - "Türk edebiyatının çınarı" olarak anılan Yaşar Kemal ardında, 26 roman, 11 deneme, 9 röportaj, 2 öykü ve şiir alanında bir eser miras bıraktı.

Yazarlık kimliğinin yanı sıra toplumsal eleştirileriyle de dikkati çeken usta yazar, Türk toplumuna karşı beslediği güzel duygular nedeniyle insanların sevgisini ve saygısını kazandı.

Yaşamı boyunca ait olduğu toplumun barış içinde yaşaması için çabalayan ve eserlerinde insanlara kardeşliğin önemini aktaran usta edebiyatçı, dünya genelinde çok sayıda ödüle layık görüldü.

Birçok dile çevrilen kitaplarında, Türk toplumunu gerçekçi bir biçimde yansıtan Kemal'in eserleri, sosyal bilimler alanında yararlanılabilecek zengin bir kaynak oldu.

12 yaşına kadar kekemelik yaşadı

Gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli olan usta yazar, Nigar Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak, Adana sınırları içerisindeki Osmaniye'de 6 Ekim 1923'te dünyaya geldi.

Kemal'in Van-Ercişli olan ailesi, 1. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla Diyarbakır, Şanlıurfa ve Gaziantep'e gitti, son olarak da Adana'ya yerleşti.

Bir buçuk yıl süren göç esnasında Yusuf adlı yaralı bir çocuğu yanına alarak evlat edinen Sadık Efendi, henüz 4 yaşındaki Kemal'in gözleri önünde, Yusuf tarafından öldürüldü. Kemal, bu olaydan çok etkilendiğinden 12 yaşına kadar kekeme konuştu.

Yaşar Kemal, küçük yaşta bir kaza sonucu sağ gözünü kaybederken, 8 yaşındayken köye gelen bir tuhafiyecinin köy kadınlarının borcunu yazmasından etkilenip, yazmaya ilgi duydu.

Henüz küçük yaşta doğaya, insanlara ve topluma karşı ilgi duyarak eserlerinin temelini oluşturan usta yazar, ilkokula gitmeden önce "Aşık Kemal" mahlasıyla halk şiirlerine imza attı.

İlkokula 9 yaşında başlayan Kemal, 1938'de mezun oldu. Okul arkadaşı Aşık Mecit ile aşıklarla atışacak derecede türküler söyleyip ağıtlar yakarken, annesinin engel olmasından dolayı saz çalmayı tam anlamıyla başaramadı.

İlk kitabı "Ağıtlar" 1943'te okurla buluştu

Kaleme aldığı ilk şiiri "Seyhan", 1939'da Adana Halkevi dergisinde yayımlandı.

Ortaokula 1941'de başlayan ancak son sınıfta hastalandığı ve kendini edebiyata verdiği için yatılı öğrencilik hakkını kaybeden Kemal, ırgat katipliği, memurluk, ırgatlık, inşaat denetçiliği, öğretmen vekilliği ve arzuhalcilik gibi farklı işlerde çalıştı.

Usta edebiyatçı, hayatın zorluklarıyla olgunlaşırken, toplumun acılarının yanı sıra yaşadıklarını da eserlerine yansıttı. Halk edebiyatına da ilgi duyan Kemal'in şiirleri 1940'lı yıllarda "Çığ", "Ülke", "Millet", "Kovan" ve "Beşpınar" dergilerinde okurla buluştu.

Aynı yıllarda Pertev Naili Boratav, Nurullah Ataç, Güzin Dino, Arif Dino ve Abidin Dino ile tanışan Kemal, Abidin Dino vesilesiyle okuduğu "Don Kişot" eserinden etkilenerek, Batı edebiyatı üzerine daha çok okuma yaptı.

Usta yazarın, 1940-1941'de Çukurova ile Toroslar'dan derlediği ağıtları içeren "Ağıtlar" adlı ilk kitabı, 1943'te Adana Halkevi tarafından yayımlandı.

Yaşar Kemal, 1946'da Kayseri'de askerliğini yaparken ilk uzun hikaye kitabı "Pis Hikaye"yi kaleme aldı.

Yaşar Kemal imzasını ilk kez 1951'de kullandı

İstanbul'a 1951'de taşınan Kemal, kısa bir süre işsiz kaldıktan sonra Cumhuriyet gazetesinde, fıkra ve röportaj yazıları kaleme almaya başladı.

Yazılarında Anadolu insanının iktisadi ve toplumsal sorunlarını anlatmaya çalışan Kemal'in, yine bu dönemde yaptığı "Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün" başlıklı röportajı, Gazeteciler Cemiyetince verilen "Özel Başarı Armağanı"na değer görüldü.

Yaşar Kemal, 1952'de Sultan 2. Abdülhamit'in baştabibi Jak Mandil Efendi'nin torunu Thilda Serrero ile evlendi. Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İspanyolcayı iyi bilen Serrero, Kemal'in 7 eserini yabancı dillere çevirdi, çeşitli yayınevleriyle ilişkiler kurarak, eşinin Avrupa'da daha çabuk tanınmasını sağladı.

Raşit Gökçeli adlı bir oğlu olan çiftin evliliği, Serrero'nun vefat ettiği 17 Ocak 2001'e kadar devam etti. Usta yazar, 2002'de Ayşe Semiha Baban ile evlendi.

"Bebek", "Dükkancı" ve "Memet" adlı hikayelerinin de içinde bulunduğu "Sarı Sıcak" kitabını 1952'de yazan Kemal, eserinde yoksulluk, şiddet, dayanışma, yozlaşma, doğa tutkusu ve insan-doğa çatışmasını ele aldı.

Yaşar Kemal, "Sünger Avcıları" başlıklı röportaj dizisiyle okuyucuların beğenisini kazanırken, 1955'te Varlık dergisinin "Roman Armağanı"nı kendisine kazandıran romanı "İnce Memed"i yayımladı. Yazarın, 1953-1954'te Cumhuriyet gazetesinde dizi olarak yayımlanan yazılarından oluşan eser, 40'tan fazla dile çevrilerek, dünya çapında ilgi gördü.

Siyasi faaliyetlerde de yer aldı

Edebiyat hayatının yanı sıra siyasi faaliyetlerde de bulunan Kemal, 1967'de çıkarmaya başladığı "Ant" dergisinin eklerinden biri sebebiyle 18 ay hapse mahkum oldu. Daha sonra bu karar, Yargıtay tarafından bozuldu.

Diyarbakır annelerinden Demir: Ramazan ayı geliyor ama biz eylemimize devam edeceğiz Diyarbakır annelerinden Demir: Ramazan ayı geliyor ama biz eylemimize devam edeceğiz

Yaşar Kemal, yazıları ve siyasi çalışmaları dolayısıyla birçok kez kovuşturmaya uğradı, 1974-1975'te Türkiye Yazarlar Sendikasında genel başkanlık görevini üstlendi. Kemal, 1988'de kurulan PEN Yazarlar Derneğinin de ilk başkanı oldu.

Eserlerinde sade ve akıcı bir üslup kullanmayı tercih eden yazar, roman ve öykülerinde çoğunlukla Çukurova'da yaşanan insan dramlarını işledi.

Kemal'in, "İnce Memed" de dahil 9 eseri beyazperdeye aktarıldı ve birçok eseri tiyatroya uyarlandı. Kitaplarında Anadolu'nun efsane ve masallarından da yararlanan Kemal, 1970'ten sonra yazdığı romanlarında ise şehir insanının hayatını ele aldı.

Usta yazar, ilki 1973'te olmak üzere pek çok kez Nobel'e aday gösterildi ancak Nobel ödülünü alamadı. Nobel'e aday gösterilen ilk Türk olan Yaşar Kemal, verdiği bir röportajda "Ölene kadar da aday olacağım." açıklamasını yapmıştı.

Hayatı boyunca birçok ödüle değer görüldü

Kemal, 1993'te Kültür ve Turizm Bakanlığı Büyük Ödülü, 2008'de ise edebiyat dalında "Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"nün sahibi oldu. Ödülü dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün elinden alan Kemal, ödül konuşmasında "Anadolu sayesinde dünya kültürüne katkı sağlayacağız. Kitaplarımı okuyanlar barışçı olsunlar. Yoksa zahmet etmesinler." ifadelerini kullanmıştı.

Usta yazar, romanlarında eleştirel bir dil kullandığına yönelik de bir röportajında şunları kaydetmişti:

"Bizim çağımızda romancıların başları beladadır. Çünkü insanları en çok yalana, zulme, bütün kötülüklere karşı roman uyarır. Bugün tüketim toplumu diye bir doyumsuzlar toplumu yaratılıyor. Tüketimciler topluma bütün değerlerini aşındıran bir yapay kültür benimsetmeye çalışıyorlar, insanları birer obur canavar haline getirmek istiyorlar. Roman bu toplumu isteyenler için bir tehdittir. Onun için de romanı, bestseller denilen bir yapaylıkla boğmaya çalışıyorlar. Roman, böyle bir toplum isteyenler için tehlikedir. Çünkü roman insanlara insan olduklarını söyler. Onca acıyı, zulmü, savaşı, doğa kırımını romanda yeniden yaratarak yaşayan insan, insan gibi yaşamayı özler, değerlerine sahip çıkar."

Yurt dışında da birçok ödüle layık görülen Kemal, "Uluslararası Cino del Duca ödülü", "Legion d'Honneur nişanı", "Commandeur payesi", "Fransız Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres Nişanı", "Premi Internacional Catalunya", Fransa tarafından verilen "Legion d'Honneur Grand Officier rütbesi" ve Alman Kitapçılar Birliğinin verdiği "Frankfurt Kitap Fuarı Barış Ödülü"nün de aralarında bulunduğu 20'yi aşkın ödül, ikisi yurt dışında olmak üzere 7 fahri doktora payesi aldı.

Yaşar Kemal, solunum yetmezliği şikayetiyle tedavi gördüğü hastanede, çoklu organ yetersizliği ve kalp ritim bozukluğu sebebiyle 28 Şubat 2015'te 92 yaşında vefat etti ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Usta yazarın bazı roman ve eserleri şöyle:

"Demirciler Çarşısı Cinayeti (1974), Yusufçuk Yusuf (1975), Yılanı Öldürseler (1976), Al Gözüm Seyreyle Salih (1976), Kuşlar da Gitti (1978), Deniz Küstü (1978), Yağmurcuk Kuşu (1980), Kale Kapısı (1985), Kanın Sesi (1991), Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana (1997), Karıncanın Su İçtiği (2002), Tanyeri Horozları (2002), Çıplak Deniz Çıplak Ada / Bir Ada Hikayesi, Tek Kanatlı Bir Kuş, çocuk romanı Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca (1977), destansı roman Üç Anadolu Efsanesi (1967), Ağrıdağı Efsanesi, (1970), Binboğalar Efsanesi (1971) ve Çakırcalı Efe (1912)."

Röportaj ve denemeleri arasında ise şu eserler yer alıyor:

"Yanan Ormanlarda Elli Gün, Çukurova Yana Yana, Peri Bacaları, Bu Diyar Baştan Başa, Allah'ın Askerleri, Röportaj Yazarlığında, Çocuklar İnsandır, Ağıtlar, Taş Çatlasa, Baldaki Tuz, Gökyüzü Mavi Kaldı, Ağacın Çürüğü, Sarı Defterdekiler, Ustadır Arı, Zulmün Artsın."


Muhabir: Aişe Hümeyra Akgün

Kaynak: AA