ANKARA (AA) - Güney Kore'de sıkıyönetim ilanının ardından tutuklanan ve devlet başkanlığı görevinden geçici olarak uzaklaştırılan Yoon Suk Yeol hakkında Anayasa Mahkemesinde görülen davalarda sona yaklaşılırken iktidar krizinin yaşandığı ülkede, nihai azil kararının beraberinde getireceği olası sonuçlar tartışılmaya başlandı.

Güney Kore'de tutuklanan ilk devlet başkanı olan Yoon'un, 3 Aralık 2024'te sıkıyönetim ilanı sonucunda görevinden uzaklaştırılıp yaklaşık 1,5 ay tutuklu kalması ve 8 Mart'ta serbest bırakılmasının ardından ülkenin geleceğine dair gelişmeler merak konusu oldu.

Yoon'un "Kuzey Kore yanlısı güçleri ortadan kaldırmayı ve anayasal özgürlük düzenini korumayı" gerekçe göstererek aldığı sıkıyönetim kararı, ülke tarihinde 13'üncü olarak tarihe geçti.

Sıkıyönetim soruşturmasının görüldüğü Anayasa Mahkemesinin, Yoon'un görevine iade edilip edilmeyeceği konusunda alacağı nihai hükmün bu hafta içinde sonuçlanması bekleniyor.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin, azil davasına ilişkin nihai karar için hala bir gün belirlememesi dolayısıyla ülke tarihinde bir devlet başkanına ait en uzun "azil davası" süreci yaşanıyor.

"Güney Kore halkı iç savaşa yakın bir duruma doğru sürüklenebilir"

Yonsei Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Misafir Öğretim Üyesi Kim Jung, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yoon'un "anayasaya aykırı" olan sıkıyönetim ilanından dolayı görevine iade edilmesi ihtimalinin düşük olduğunu söyledi.

Anayasa Mahkemesinin Yoon'un hakkında alacağı karara ilişkin Kim, "Görevinden alınma ihtimali beraat ihtimalinden daha yüksek çünkü haklı bir neden olmaksızın sıkıyönetim ilan edilmesi, anayasaya aykırı bir eylemdir." değerlendirmesinde bulundu.

Kamuoyunun yüzde 60'ının azil kararını desteklediğini, yüzde 40'nın ise bu karara karşı çıktığını söyleyen Kim, muhtemel gördüğü kalıcı azil kararının toplumda "kutuplaşmaya" yol açabileceğine dikkati çekti.

Yoon taraftarlarının, mahkemenin alacağı kalıcı azil hükmüne karşı çıkarak sokaklara dökülebileceğine işaret eden Kim, "En kötü ihtimalle Güney Kore halkı, iç savaşa yakın bir duruma doğru sürüklenebilir." dedi.

Kim, "Tabii ki, kelimenin tam anlamıyla bir iç savaştan söz etmiyoruz. Ancak bazı aşırıcı Yoon destekçileri şiddete başvurabilir, toplumda kargaşaya ve düzensizliğe sebep olabilir ki bu da hükümetin üstünde çok büyük baskı yaratır." ifadelerini kullandı.

ABD yönetimi "Hamas'a destek" gerekçesiyle bazı üniversitelerin yabancı öğrenci kabulünü engellemeyi planlıyor ABD yönetimi "Hamas'a destek" gerekçesiyle bazı üniversitelerin yabancı öğrenci kabulünü engellemeyi planlıyor

Söz konusu toplumsal kargaşanın ve sosyal kutuplaşmanın iki ayı aşan süreyle devam etmesi durumunda ülke ekonomisinin büyük ölçüde zarar göreceği değerlendirmesinde bulunan Kim, ülke genelinde devalüasyon yaşanabileceğini dile getirdi.

Eskiye kıyasla toplum daha bölünmüş durumda

Kim, Mart 2017'de rüşvet, görevi suistimal ve diğer suçlamalar nedeniyle ülke tarihinde görevinden azledilen ilk devlet başkanı olan Park Geun-hye'nin azil sürecindeki kamuoyu yoklamasına da değindi.

Görevinden azledilerek hapis yatan eski Devlet Başkanı'nın azil sürecinde, kamuoyunun yaklaşık yüzde 80'inin azil kararını desteklediğini belirten Kim, yüzde 20'lik kesimin ise bu karara karşı çıktığını ifade etti.

Kim, Yoon'un azlini talep eden yüzde 60'lık kesimle karşılaştırıldığında, aradaki söz konusu farkın "Anayasa Mahkemesinin kararını etkileyebilecek büyük bir değişken" olabileceğini söyledi.

ABD-Güney Kore ilişkileri Trump döneminde "zedelenebilir"

ABD'nin 15 Mart'ta, Güney Kore'yi "durumu hassas ülkeler listesine" almasının yanı sıra aralarında Güney Kore'nin de bulunduğu bazı ülkelerden ithal edilen otomobillere 2 Nisan'da yürürlüğe girmesi beklenen ek gümrük vergisi uygulamayı planlaması göz önüne alındığında, Washington-Seul ilişkilerinin olumsuz yönde seyretmesi tahmin ediliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlığı devraldığı ilk günlerden itibaren komşu ülkeler başta olmak üzere tartışmalara yol açan dış politikalarının 70 yılı aşkın süredir müttefiki olan Güney Kore'yi de etkilemesi öngörülüyor.

Trump'ın "Önce Amerika" politikası kapsamında Güney Kore'den ithal edilen mallara uzun vadede yüzde 25 gümrük vergisi uygulaması durumunda Seul'un dış politikasında değişiklik yapabileceği değerlendiriliyor.

Trump yönetiminin, Güney Kore'ye söz konusu gümrük vergilerini uzun vadede uygulamasının, müttefiklik düzeyinde ilerleyen ikili ilişkileri zedeleyebileceği, dahası tehlikeye atabileceği öngörüsünde bulunuluyor.

Kim Jung, ABD'nin yakın ticari ilişkiler içinde bulunduğu Güney Kore'nin ABD pazarına yönelik yaptığı ihracatın payını azaltarak Çin'e, Güneydoğu Asya ülkelerine ya da Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) piyasasına doğru yönelmesinin muhtemel olduğu görüşünde.

Kim'e göre, Trump, ittifakı sürdürmek için gerekli maliyet paylaşımında denge gözetmeden Güney Kore'den daha fazla para talep edebilir.

Seul'un Washington'la ilişkilerini sürdürmesinin, eski Başkan Joe Biden yönetimine kıyasla, bu ülke için çok daha maliyetli olabileceğini sözlerine ekleyen Kim, bunun da ittifaka "tehdit oluşturabileceğini" öngörüyor.

Öte yandan Kim, Güney Kore halkının yüzde 90'ından fazlasının ülkenin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini Kuzey Kore'nin nükleer tehditlinden koruyabilecek tek müttefikin ABD olduğuna inandığını kaydetti.

Güney Kore'de azil davasına ilişkin yasal süreç nasıl işliyor?

Güney Kore Anayasası'nın 77. maddesine göre devlet başkanı, "savaş, silahlı çatışma, ulusal acil durum ya da kamu güvenliği ve düzeninin gerektirdiği hallerde" sıkıyönetim ilan edebiliyor.

Devlet başkanının azil soruşturmasının başlaması için ise azil önergesinin Güney Kore Ulusal Meclisine sunulması gerekiyor. Önergenin, meclisin üçte ikisinin onayını alması durumunda soruşturma başlıyor.

Meclis, "anayasaya aykırı davranma ya da görevi kötüye kullanma" gerekçeleriyle devlet başkanına azil soruşturması açarak, görevinden geçici olarak uzaklaştırıyor.

Yetkileri askıya alınan devlet başkanının dava sürecinin görüldüğü Anayasa Mahkemesinin devlet başkanını görevine geri getirme ya da azil kararını alması için 180 günü bulunuyor.

Anayasa Mahkemesi, devlet başkanının azline karar vermesi durumunda, yeni devlet başkanının belirlenmesi için 60 gün içerisinde seçim yapılması gerekiyor.


Muhabir: Damla Delialioğlu

Kaynak: AA